Trump, Gazete Duvar ve Gazeteciliğin Geleceği

Yeni Dijital Düzende Adil Yaklaşım Kaosu

*Bu yazı 15 Mart 2025’te Perspektif.Online üzerinde yayınlanmıştır*

Yeni bir dünya düzeni bizleri bekliyor. Dijital mecralar ve yapay zekâ alanındaki gelişmeler, demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti olma alanlarında zorlayıcı değişikliklere sebep olmaya devam edecek. Bununla birlikte önemli fırsatlar ve zorlukları da beraberinde getirecek ve orantısız etkilerini hep birlikte göreceğiz. 

İşte tam da bu noktada bu yeni teknolojilerin ve dijital platformların oluşturulması, geliştirilmesi, dağıtılması ve kullanılması için yeni düzenin kurallarının belirlenmesi ve adil politikalar geliştirilmesi zorunlu ve acil bir ihtiyaç. Çünkü var olan yasalar ve düzenlemelerde küresel toplumun yavaş ilerlemesi, adil yaklaşım kavramına günbegün daha çok zarar veriyor, endişelere sebep oluyor. Yine bu düzenlemelerde insanlığa olumlu katkı sağlayacak yeniliklerin kısıtlama ve önlem engeline takılmaması, yeni fikirlerin, görüşlerin önünün açık olması kritik bir öneme sahip.

Dijital mecraların, yapay zekânın etkilediği bir alan da medya. İçerik üretimi artık sadece büyük medya kuruluşlarının değil, bireysel gazetecilerin, bağımsız platformların ve yerel haber sitelerinin de alanına girdi. Ancak bu yeni düzende çoğu zaman üretimin ekonomik değerinin adil bir şekilde paylaşılmadığını görüyoruz. Küresel teknoloji devleri, üretilen içeriği kullanırken yerel medya kuruluşlarına hak ettiği ödemeyi yapmaktan kaçınıyor! İşte tam da bu noktada Dijital Telif Yasası konusu büyük önem taşıyor.

Türkiye’de Dijital Mecralar Komisyonu’yla İlk Adımlar

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu, geçen Mayıs ayında “Dijital Telif Yasası” gündemiyle ilk toplantısını gerçekleştirdi. Komisyon, dijital telif hakları konusunda adil bir sistem oluşturmayı amaçlıyor. 25 Haziran 2024 tarihinde TBMM’de gerçekleştirilen toplantıda ise Google LLC yetkilileri ilk kez bir sunum yaparak görüşlerini aktarmıştı.

Bu süreç, Türkiye’nin dijital değerler haritasını çizmeye yönelik kritik bir adım, çünkü yapay zekâ ve büyük veri çağında içerik üreticilerinin haklarının korunması, doğru işleyen ve sürdürülebilir bir medya ekosistemi için hayati önem taşıyor. Zira ABD menşeli teknoloji devlerinin ödeme politikaları birçok ülkede yerel medyayı zora sokmuş durumda. Öyle ki Güney Afrika Rekabet Komisyonu 16 aylık uğraşla Medya ve Dijital Platformlar Pazarı Soruşturması (MDPMI) raporunu hazırladı ve sonuç olarak Google’ın yerel haber kuruluşlarına yıllık 16 milyon ila 27 milyon dolar ödemesi tavsiyesinde bulundu. Üstelik bu ödemenin de üç ila beş yıl boyunca devam edeceğini vurguladı.

Adil Rekabet ve Dijital Vergilendirme: Komşu Haklar

Dijital ekonomide adil rekabet ortamı sağlanmadan, yerel medya ve teknoloji girişimlerinin büyümesi, hatta hayatta kalabilmesi mümkün değil. Dijital Hizmet Vergisi (DHV) gibi vergilendirme sistemlerinin de adil rekabet ortamını destekleyecek adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması şart.

Politikalarımızı oluşturulurken, Yarına Atılım Eylem Planı kapsamında DHV’nin düşürülerek girişimcilere alan açan daha uygun bir hale getirilmesini önermiştik, ancak bununla birlikte, bu verginin yerel medya ve içerik üreticilerini destekleyici bir mekanizmaya da dönüştürülmesi bir gerek şart. Avrupa Birliği’nin uyguladığı komşu haklar düzenlemesi gibi bir modelin Türkiye’de de hayata geçirilmesi, küresel dijital platformların içerik üreticilerine daha adil bir yaklaşımla ödeme yapmasını sağlayabilir.

Trump DHV’ye Düşman

Ancak burada dikkat edilmesi gereken ayrı bir nokta var: Dijital vergilendirme politikaları, uluslararası ticaret dengeleri açısından titizlikle ele alınmalı. Örneğin Başkanlık koltuğuna henüz oturan Trump’ın, Avrupa’da ve BRICS ülkelerinde uygulanan dijital hizmet vergilerine sert ekonomik yaptırımlarla karşılık vereceğini açıklaması büyük bir soru işareti ve tehdit. Çin bu riski erkenden ele alarak konu üzerine ABD ile bir müzakere süreci başlattı bile! Türkiye’nin de bu konuda uluslararası müzakere süreçlerini dikkatle yönetmesi, hem kendi ekonomisini hem de yerel girişimcileri koruması açısından kritik bir öneme sahip. 

Google Algoritmaları Çağında Ayakta Kalmak: Gazete Duvar

DHV’nin de önüne geçemediği algoritma gizliliği konusu ise bambaşka bir risk. Yerel medya kuruluşları ve bağımsız içerik üreticileri, dijital platformlar karşısında güçsüz kalıyor. Oysaki bu üreticiler, Türkiye’nin zaten kısıtlı olan haber alma özgürlüğü ve içerik çeşitliliği açısından büyük önem taşıyor.

Türkiye’nin saygın ve bağımsız haber platformlarından biri olan Gazete Duvar, 2016 yılında başladığı yayın hayatını, Google’ın algoritma değişikliği sonucu oluşan mali sorunlar nedeniyle 12 Mart 2025 tarihinde sonlandırmak zorunda kaldı. Türkiye Gazeteciler Sendikası da yaptığı açıklamada, algoritma değişiklikleri nedeniyle ziyaretçi sayısı ve ilan gelirlerinde yaşanan büyük düşüşün, Gazete Duvar’ın sürdürülebilirliğini ortadan kaldırdığını vurguladı. İşin kötüsü bu durum diğer birçok çevrimiçi yayını aynı şekilde tehdit altında tutuyor. 

Dijital Reklam Gelirlerinin Adil Paylaşımı çok önemli; Avrupa’da bazı ülkeler, Google ve Facebook’un haber sitelerinden aldığı trafik üzerinden gazetelere ödeme yapmasını zorunlu kılan düzenlemeler getirdi. Türkiye de benzer bir model geliştirebilir. Algoritma Şeffaflığı için baskı kurularak Google gibi platformların haber sitelerini sıralarken nasıl bir sistem uyguladığını açıkça paylaşması sağlanabilir. Tabii devletin Bağımsız Medyaya Destek Fonları sağlayarak yerel gazetelerin sürdürülebilirliğini garanti altına alması da düşünülebilir. Ek olarak;

– Start-up ekosistemine yönelik teşvikler artırılmalı,

– Türkiye’de üretilen içeriklerin korunması için yasal düzenlemeler geliştirilmeli,

– Dijital platformların yerli medya kuruluşlarıyla adil bir gelir paylaşımı yapması sağlanmalı,

– İçerik üreticilerinin haklarını koruyacak hızlı ve etkili telif mekanizmaları oluşturulmalı.

Veri Egemenliği ve Yapay Zekâ Politikaları

Veri egemenliği, dijital dünyada bağımsızlığımızı korumamız açısından bugün artık en az ekonomik bağımsızlık kadar önemli. Büyük veri, yapay zekâ algoritmaları ve dijital içerik yönetimi konularında Türkiye’nin kendine yeten bir ekosistem kurması şart. Mesela Google, Meta ve diğer büyük şirketlerin algoritmalarının Türkiye’de nasıl çalıştığının düzenli olarak takip edilmesi ve denetlenmesi yerel medyamız ve içerik üreticilerimiz, hatta güvenlik politikalarımız için dahi önemli.

Dijital Haklar ve Sosyal Medya Düzenlemeleri

5651 sayılı Yasa kapsamında sosyal medya platformları üzerindeki düzenlemeler gözden geçirilmeli, ifade özgürlüğü ve kişisel mahremiyeti daha iyi koruyacak güncellemeler yapılmalı. Ancak üzücü bir şekilde ben bu satırları yazarken Meclis’e gelen Siber Güvenlik Kanun teklifinde konut dokunulmazlığını dahi tehdit eden satırların yer aldığını hatırlatmak zorundayım, diğer yandan bu yasa geçmeden şerhimizi defaatle ve ısrarla seslendireceğimizi de belirtmem gerek. Ezcümle, Dijital Telif Yasası’nın ülkemizde sansür mekanizması gibi değil, içerik üreticilerinin haklarını koruyan bir düzenleme olarak şekillendirilmesi gerekiyor.

Adil ve Sürdürülebilir Bir Dijital Ekonomi

Türkiye, dijital telif konusunda Avrupa’daki iyi örnekleri inceleyerek kendi modelini oluşturmalıdır. Dijital içerik üreticilerinin korunması, yerli medya kuruluşlarının güçlendirilmesi ve küresel platformlarla rekabet edebilmek için akıllı politikalar geliştirilmesi gerekiyor. Dijital ekonomiyi destekleyen ancak tekelleşmeyi engelleyen politikalar hayata geçirilmeli. Dijital Telif Yasası, yalnızca yerel medya için değil, Türkiye’nin dijital geleceği için de kritik bir adımdır. Adil bir gelir paylaşımı sağlanmadan, dijital dünyanın getirdiği fırsatlar yalnızca büyük platformların tekelinde kalacaktır.

Yorum bırakın