Ya Koltuğu Terk Edin Ya Müfredatı Geri Çekin

Son iki günde ‘Müfredat’ etiketiyle 800 binden fazla, ‘Bakan Tekin Koltuğu Terk Et’ etiketiyle 110 bine yakın twit atıldı. Aileler, çocuklar, gençler duruma isyan ediyor. Eğitim sistemimizde çocuklar arasında yetenek ve başarı temelli bir ayrıştırmaya ne yazık ki gidilmiyor. Onun yerine, farklı yetenek düzeyinde olup aynı sınıfta bir araya gelen öğrencilerin seviyesinin aşağı yukarı eşitlenmesine ve hatta hep birlikte yukarı çekilmesine yönelik bir hedef belirleniyor. Eğitim- meslek bağının güçlü tutulması, ülkemizde yaşanan yoksullukla mücadele ve ülkenin kalkınarak yol alması için son derece önemli. Bugüne kadar uygulanan sistemin ne kadar verimli işlediği, mezun olunan okullar ve sektörel açıklar dengesinde başarı sağlandığından bahsetmek mümkün değil ne yazık ki.

Meslek liselerine rağmen kaynakçı, garson, tesisatçı, duvar ustası, boyacı gibi daha birçok ara eleman ARANAN elemana dönüştü. 2010 yılından itibaren tam 14 yıldır haberlerde düzenli olarak ara eleman sıkıntısına dair haberler, görüşler, sektörden isyanlar ve öneriler önümüze çıkıyor. Ve ne Mesleki Eğitim Merkezi MESEM’ler ne başka girişimler sorunu çözmüyor. Çünkü aslında her yere papatya tarlası gibi üniversite ve bölüm açmak, koskoca binaların içinde eğitim ve eğitimci imkanlarını oluşturamamak gençlere ve ülkeye asrın ihanetidir.

Fizik sorusu çözmeden fizik bölümüne girilen yada ülkenin başkentinin nerede olduğu sorusunu yanıtlayamayan üniversite öğrencilerinin bulunduğu bir fakülte enflasyonunda hangi liyakat, hangi beceriden söz edebiliriz. Şu anda tüm sektörün, ülkenin üretici ekonomisinin en büyük sorunu ara eleman bulamamak, bu yüzden bu ara elemanlara bugün ya ana eleman yada aranan eleman deniyor ve günlük 200 dolara uzak doğudan kaynakçı getirmeye hazırlanıyor bazı sektörler. 5 milyon işsiz insanın olduğu bir ülkede bu kadar büyük soru işareti olur mu! Ama bunun kök nedenlerini bulmak zor değil, bakın 2018 tarihli habere; Milli Eğitim Bakanlığı’nca (MEB), bu yıl merkezi sınavla öğrenci yerleştirilecek 449 Anadolu teknik programında, “çekirdekten mühendis yetiştirilmesi” vizyonu doğrultusunda fen liseleri ayarında müfredat uygulanacak. Bu liselerde, 4 yıl boyunca fen liselerinde olduğu gibi çoğunlukla dil ve anlatım, Türk Dili ve Edebiyatı, matematik, fizik, kimya ve biyoloji ağırlıklı dersler işlenecek. Alanlarına direkt merkezi sınavla yerleştirilecek öğrenciler, 11’inci ve 12’nci sınıf sonunda, yaz aylarında işletmelere giderek sektör deneyimi kazanacak. Haftada üç gün staja gitmeyecek diyor haber. Yani 6 yıl evvel, ara eleman sorununu çözebilecek meslek lisesi mezunlarını Mühendis olarak yetiştirmeye niyet edip staj günlerini kısıp teorik eğitim vermişsiniz! İyi de zaten üniversitelerin teorik bölümlerinden mezun olan sayısız işsiz gençle doluyken ülke, Bu nasıl bir “ÇÖZÜM” ?

Sonra bu işe yaramayınca MESEM’leri açıyorlar, ancak MESEM’lerde ne denetim var ne kural çocuklar iş kazalarında canından oluyor, yahut “çay getir, evrak götür” döngüsünde hiçbir iş öğrenmeden eğitim haklarından mahrum kalıyorlar. Bir zamanlar eğitim devrimiyle bir ülke inşa etmiş, ilk ağır sanayisini kurup mesleki teknik eğitimde çığır açmış, tüm ülkeye fabrikalar kurdurmuş genç Türkiye’den ilham almak bu kadar mı zor? Değerler, sahip olduğumuz erdemler, yaşamımız boyunca bize doğru yolu gösteren en önemli kılavuzumuz, ANCAK bir göç ülkesi olmanın getirdiği çeşitlilikle ülkemizde tek tip bir değerler sistemi yeterli midir?

Türkiye’nin önde gelen eğitim bilimcileri, yıllarca müfredat alanında çalışmış isimleri aynı görüşte birleşiyor: Milli Eğitim Bakanı Tekin’in 3 gün evvelki iddiasının aksine beceri temelli bir müfredat anlamında sunulan taslak zayıf kalmaktadır. 10 yıldır üzerine çalışıldığı iddiası temellendirilmemiştir, bu boyutuyla gerçekçi değildir. Konuyla ilgili paydaş kurum ve kuruluşların, bu ekiplerle çalışan insanların 10 yıllık bu çalışmadan haberlerinin dahi olmadığı görülmektedir. Bu boyutuyla Sayın Tekin’in kendi hayalini, arzuladığı müfredat çalışmasını kolektif bir çalışma gibi sunduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Özellikle matematik alanında bu müfredatın benimsediği anlayış 200 yıl evvel terk edilen metodlara dayanmaktadır, bugünün bilimine katkı sunmasının beklenmesi imkansızdır.

Velhasıl sırtını sadece tek tip değerlere yaslamış, ailenin ve toplumun ve muazzam miktarlarda bütçe sağlanmış diyanetin işi olan dini öğretileri okulun işi haline getirmiş bu müfredat aile ile çocuk arasına bir set çekecektir. Kendi aile değerleri ve alışkanlıkları ile okulda dayatılanlar arasında ikilik yaşayacak çocuklarda duygusal ve kimlik üzerinden bir çatışma doğması toplumsal zemini uzun vadede olumsuz etkileyecektir. Müfredatın işi kimlik inşa etmek değildir, kimlik gelişimi ailenin, annenin ve babanın geniş ailenin bir parçası olmalı, ailelerin çocukları ile ilişkisine bariyer çekilmemelidir. Dijital çağ matematik akıl gerektirmektedir ve bu anlayış diğer ülkelerle yarıştan kopulmasına, kalkınma farkının çok açılarak az gelişmiş ülkeler ligine dönüşe sebep olacaktır. Bunu yavaşlatacak farklı düşünce ve eylem kuruluşları ile istişareli yol almaya ihtiyaç vardır.

Son olarak; Müfredatlar çok detaylı yazılmaz, kriterler, gelişmiş izleme değerlendirme sistemleri ile öğretmene uygulamada bir alan açılır. Sadece okunması için 75 saat gereken 3000 küsur sayfalık bir müfredatla ancak öğretmenleri kısıtlar, hiçbir esneklik ve alan bırakmazsınız. Oysa kırsalla şehrin dinamikleri, kalabalık sınıflarla küçük sınıfların, çok hareketli sınıflarla sakin sınıfların, okulların fiziki şartlarının oluşturduğu farklara göre müfredat öğretmenin hareket alanını kendi yönetebileceği bir ortam sağlamalıdır. Müfredat bağlayıcı olduğu için bu haliyle Maarif Yüzyılı müfredatı kaskatı ve öğretmenleri zorlayıcı bir yapıya sahiptir. Sayın Tekin’e toplumun diliyle sesleniyorum, Bu müfredat ve yaklaşımla ne bilim insanı yetistirilebilir ne ülkemizin sahip olduğu çeşitliliği ve değerleri korunabilir ne de ülkenin üretim ekonomisini kurtaracak, kalkınmayı sağlayacak iş gücünü oluşturabilirsiniz. Ya koltuğu terk edin bir bilene bırakın yahut kabul edilmesi imkansız bu müfredatı geri çekin!

Yorum bırakın